Silene latifolia

Silene cinsinden bir başka bitki. Silene latifolia. İngilizlerin mezarlık bitkilerinden olduğu için “ölülerin çiçeği” diye de anılıyor. Bu bitki ABD’de başka bir Silene’nin, Silene spaldingii’nin yaşam alanlarını insanların hayvancılık ve tarım etkinlikleri ile birlikte tehdit ediyor. ⁣

EN

Another plant in Silene genus: Silene latifolia. It is also known as “the flower of the dead” in England as they are seen growing on gravesites. This plant threatens the living spaces of another Silene, Silene spaldingii, along with people’s livestock and agricultural activities in USA.⁣

Allelopati ve ağaç minesi

Bazı bitkilerin #Allelopatidenilen bilim-kurgu filmlerinde rastlayacağımız cinsten bir özelliği var. Bu özellik bitkinin ortama çeşitli biyo-kimyasallar sallarak çevresindeki diğer bitkilerin gelişimini ya da hayatta kalmasını etkilemesine neden oluyor. Bu diğer bitkiler için olumlu olabileceği gibi, (özellikle burada paylaştığım istilacı türler söz konusu olduğunda) çevredeki bitkilere zarar veriyor. “Ağaç minesi” (Lantana camara) de çevresindeki bitkilerin gelişimini yavaşlatan allelopatik özelliklere sahip. Güney Amerikalı bu bitki Hollandalılar tarafından bahçelerini güzelleştirmek amacıyla Avrupaya getirilmiş. Sonrasında ise kontrolden çıkarak bütün tropik ve sub-tropik kuşağı istila etmiş. Avustralya, Hindistan ve ve Güney Afrika’da biyoçeşitliliği azaltan bu bitkiyi yok etmek iki yüzyıl yıldır agresif yöntemler uygulanıyor ama başarılı olunamamış. Kuşların yemeyi sevdiği meyveleri ve yüksek tohum üretme kapasitesi (bir bitki yılda 12000 kadar tohum üretiyor) yayılmasına yardımcı oluyor. 

💀 🌸⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀

EN

Some plants have a feature called #Allelopathy that we may see in science-fiction films. Allelopathy is a phenomenon by which a plant produces various biochemicals to influence the growth or survival of other plants around it. This may be positive for other plants, as well as damaging for surrounding plants (especially in the case of invasive species as I share here).
#Wildsage(Lantana camara) have allelopathic features that slow the growth of surrounding plants. This South American plant was brought to Europe by the Dutch explorers in order to make their gardens beautiful. After that, it got out of control and invaded the tropic and sub-tropic regions. In Australia, India and South Africa, aggressive methods have been applied for two centuries to eradicate this plant, but it has not been successful. Its berries that birds love to eat and the high seed production capacity (a plant produces 12,000 seeds per year) helps its spread.