Sokak otları ile ilgili yanlış fikirlerden birisi “şehre direnen doğa”, “herşeye rağmen şehirde hayatta kalmaya çalışan doğa” mitidir. Oysaki durum tam tersidir. Bu otlar için tahribata uğramış alanlar tatil yeri gibidir çünkü rekabet etmekte zorlanacakları büyük bitkiler burada yoktur. Bunlar yüksek strese dayanaklı, kısa ömürlü, büyümeye değil üremeye ve istila etmeye odaklanmış türlerdir. İnsanlar bu otların soyunu tüketemezler ama onlar tarım alanlarını yok edebilir, binaları yıkabilir ve altyapı sistemlerini çökertebilirler. Doğayı siyah beyaz karşıtlıklarla değil, karmaşık ilişki ağlarıyla okumayı denemeliyiz.⁣

EN

One of the wrong ideas about urban plants is the myth that tells “nature that resists the city” or “nature trying to survive in the city”. However, the situation is the opposite. Disturbed areas for these weeds are like a holiday place because there are no big plants around to compete with. These are high stress-tolerant, short-lived species that are focused on reproduction and invasion. People cannot eradicate them, but they can invade agricultural lands, destroy buildings and infrastructure systems. We should try to look nature not with black and white contrasts, but with complex relationship networks.⁣

Recommended Posts

No comment yet, add your voice below!


Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir