Notlar

Ruderal

Ruderal Botanikteki “ruderal” (Latince “rudus” [moloz] dan geliyor) terimi ilk kez Berlinli çevrebilimciler tarafından İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kullanılıyor. Berlin savaşta yıkıldığı için her yer molozla doluyor ve bu molozların içinde yeni bir habitat oluşuyor.
...

Galinsoga parviflora

Bu tuhaf yapraklı bitkinin adı Galinsoga parviflora (Beşpat Çiçeği). “parviflora” Latince “küçük yapraklı olmak” demek. Galinsoga ise İspanyol bir botanikçinin ismi. Bu bitki 1796’da Peru’dan İngiltere’nin meşhur botanik bahçesi Kew Gardens’a getirilmiş ve sonra bir şekilde oradan vahşi doğaya kaçmış. O yüzden o dönemde bitkiye “Kew Otu” da deniyormuş. Sokak otlarının çoğu bu tür kaçışlarıyla meşhur.
...

Tropizma türleri

hedera helix Sokak bitkileri, binalar ve altyapılarla birlikte yaşar. Dolasıyla bizim için inşa edilmiş yapılar aslında onların da çevresinin bir bölümünü oluşturur. Bitkilerin ve bazı diğer canlıların çevre ile olan oryantasyonuna çevreye verdikleri tepkilere “tropizma” deniyor. Başlıca şunlar var: Fototropizma (ışığa tepki verme), geotropizma (yerçekimine tepki verme), kemotropizma (kimyasallara tepki verme), hidrotropizma (suya yanıt verme), tigmotropizma (dokunmaya; mekanik uyaranlara tepki verme), travmotropizma (yaralanmaya tepki verme), elektrotropizma (elektrik akımına tepki verme).
...

Bitki zekası

Bitkileri yediğimiz zaman yendiklerini biliyorlar mı? Bilmek kelimesi kafa karıştırıcı ama birisi onların yaprak ve gövdelerini yediği zaman ya da bir böceğin ses titreşimlerini duyduklarında savunma amaçlı kimyasallar salgılıyorlar hatta komşulara kimyasal yollarla haber salıyorlar. Bitkiler duyuyor, kokluyor, dokunuyor ve görüyor. Sadece bunu bizimkinden çok farklı şekilde yapıyorlar. Beyin gibi merkezi organları olsa bu çok tehlikeli olurdu çünkü konumlarını değiştiremedikleri için bitkiyi öldürmek için hayati organlarını yok etmek yeterdi. Bunun
...

Thistle

Böyle dikenli bitkilere İngilizce #thistle deniyor. Resimdeki #Köygöçüren(Cirsium arvense) benim en sevdiklerimden birisi ama isminden de anlaşılacağı gibi çiftçiler bu konuda bana pek katılmıyor :)) çünkü tarım alanları için ciddi bir sorun teşkil ediyor. Tam anlamıyla #ruderal bir bitki, tarlalar, yol kenarları, demiryolları ve arsalar gibi tahribata uğramış alanlara çok iyi uyum sağlıyor. Başta Kanada olmak üzere birçok ülkede birincil zararlı otlar kategorisinde. Bizim coğrafyaya özgü olmasına rağmen burada da
...

Çevre mitleri

Sokak otları ile ilgili yanlış fikirlerden birisi “şehre direnen doğa”, “herşeye rağmen şehirde hayatta kalmaya çalışan doğa” mitidir. Oysaki durum tam tersidir. Bu otlar için tahribata uğramış alanlar tatil yeri gibidir çünkü rekabet etmekte zorlanacakları büyük bitkiler burada yoktur. Bunlar yüksek strese dayanaklı, kısa ömürlü, büyümeye değil üremeye ve istila etmeye odaklanmış türlerdir. İnsanlar bu otların soyunu tüketemezler ama onlar tarım alanlarını yok edebilir, binaları yıkabilir ve altyapı sistemlerini çökertebilirler.
...

“Son 20 yılda geliştirilen ekolojik restorasyon konsepti, istilacı türleri kaldırıp yerli türleri yeniden ekleyerek bir şekilde geçmiş ekosistemleri geri getirebileceğimize dair yanlış varsayımlara dayanıyor. Bu aşırı basit dünya görüşü, modern ekolojinin iki temel ilkesini görmezden geliyor: çevrenin kararlılığı bir yanılsamadır ve öngörülemeyen bir gelecek en iyi adapte olanlara aittir."⁣

Peter Del Tredici⁣

“Asıl mesele, “insanlara karşı doğa” zihniyetini bir kenara koymak ve daha geniş kentsel alanı, tüm insanlarıyla, kurumlarıyla, para ve kaynakların hareketiyle, yeni bir ekosistem olarak görmektir.”⁣

Mary Parlange
"The city as ecosystem”
1998